YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6481
KARAR NO : 2012/14250
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu … İnş Ltd Şti arasında akdedilen otomotiv ürünleri kredi sözleşmesinde davalıların kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara tebliğ edildiğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl borçluya müracaat edilmeden kefillere müracaat edilemeyeceğini, davacının alacağını rehinli aracı satarak tahsil ettiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne davalıların takibe vaki itirazının 14.811,07-TL asıl alacak, 226,01-TL işlemiş faiz ve 11,30-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 15.048,38-TL üzerinden iptali ile takibin devamına, tarafların icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki yerinde görülmeyen öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu edilen alacağın likit ( (muayyen, hesap edilebilir, bilinebilir) olduğu gözetilmeden mahkemece icra inkar tazminatı isteminin yanılgılı gerekçeyle reddinde isabet görülmediği gibi, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin 2. fıkrasında “Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” şeklinde hükmün yer aldığı, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin anılan hükmü gözetilmeden davalı yararına fazla vekalet ücreti tesisi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.