Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4117 E. 2012/6261 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4117
KARAR NO : 2012/6261
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. Kişi vekili, Bursa 3.İcra Müdürlüğü’nün 2010/16544 Takip, Fatih 1.İcra Müdürlügünün 2010/3520 Talimat sayılı dosyasından 25.10.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlunun yeğeni olduğunu, haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını, borçlu ile davacı arasındaki işyeri devrinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Dahili davalı borçlu …, takip konusu borcun kendisine ait olduğunu, ödeme gücü bulunmadığını, haciz adresinin eski adresi olup boşaltığını, daha sonra davacı tarafından kiralandığını, haciz yerine çağrıldığı için gittiğini, mahcuzların kendisine ait olmadığını, işyerini de devretmediğini belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bunu doğrulayan davacının ibraz ettiği yazılı belge ve bilgiler gözönüne alındığında muvazaa iddiasının yerinde olmadığı, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlandığı, dolayısıyla dava konusu eşyaların davacı 3.kişiye ait olarak haczedildiği, ancak davalı borçlunun bildirdiği ve ödeme emri tebliğ edildiği adres ile haciz adresinin aynı olması nedeniyle davalı alacaklı açısından tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Dava konusu haciz borçlunun tebligat adresinde ve huzurunda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. Davacı 3.kişinin karine aksinin ispatı bakımından sunduğu vergi levhası, kira kontratı, faturalar, telefon faturası borçtan sonra düzenlenmiş olup karine aksinin ispatı bakımından kesin ve güçlü delil olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, birbiriyle çelişen tanık beyanlarının da hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Dava konusu haciz sırasında davacı 3.kişi haciz adresindeki işyerini borçludan devraldığını beyan ettiğinden borçlu ile yeğeni davacı arasındaki işyeri devrinin muvazaalı olduğu ve iyiniyetli alacaklılara karşı hüküm ifade etmiyeceği, bir an için işyeri devrinin muvazaalı olmadığı kabul edilse bile devrin İİK 44 ve BK 179.madde koşullarına uygun olarak yapıldığının iddia ve ispatlanamadığı, BK 179.madde gereğince işletmeyi devralan 3.kişinin işletme borçlarından sorumlu olacağı gözönüne alınarak davacı ile borçlu arasındaki işyeri devri nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.