Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3643 E. 2012/10778 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3643
KARAR NO : 2012/10778
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkillerinin davalıya 80.000 TL bedelli teminat senedi verdiğini, senet arkasında “teminat senedidir, ciro edilemez” kaydı bulunduğunu, davalının çektiği 03.08.2009 tarihli ihtarnamede bir kısım edimlerin yerine getirilmemesi halinde senedin işleme konulacağını bildirmekle senedin teminat olarak alındığını kabul ettiğini kaldı ki, taraflar arasında düzenlenen ek protokolde senedin teminat senedi olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, davalının bu arada senedi takibe koyduğunu belirterek, müvekkillerinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu bononun teminat vasfında olmayıp cezai şart niteliğinde olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşmenin 3. maddesinde eksiklerin giderilmediği ve taahhütlerin yerine getirilmediği takdirde senedin işleme konulacağının hüküm altına alındığını, davacının taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle de cezai şart mahiyetindeki bononun takibe konulduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan 18.07.2009 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiği, yanlar arasındaki ek sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacının davalı şirket merkezinde kurmayı üstlendiği showroomdaki eksiklerin 15 gün içerisinde giderilmesi, bu eksikler giderilmezse teminat senedinin işleme konulacağının kararlaştırıldığı, böylece senedin cezai şart senedine dönüştürüldüğü, asıl sözleşmenin feshedildiği, ek sözleşme kapsamındaki taahhüdün de yerine getirilmediği, buna göre davalı yönünden cezai şartın tahsilini isteme koşullarının oluştuğu ancak, ek sözleşme ile kararlaştırılan eksik işlerin bedelinin 8.500 TL olup bu tutardaki iş bedeline karşılık 80.000 TL cezai şart kararlaştırılmasının ahlaka aykırı olduğu, bu itibarla davalının cezai şart tutarını isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ek sözleşmenin 2. maddesinde “… Ltd. Şti. ve … arasında yapılan sözleşme gereği eksikliklerin giderilmesi ve taahhütlerin alınacak taahhütlü işlerin zamanında ve termin takibinde uygulanmaması ve taahhütlerin yerin getirilmemesi halinde verilen teminat senedi işleme konulacaktır” denilmektedir. Anılan bu hüküm uyarınca dava konusu senedin teminat senedi olduğu anlaşıldığından davalı taraf teminat kapsamında oluşan alacağını bu senede dayanarak isteyebilir. Bu durum mahkemece, davalının teminat senedi kapsamında alacaklı olduğu miktar tespit edilerek toplanan tüm deiller birlikte değerlendrilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru gedildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.