YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6168
KARAR NO : 2012/14149
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin evine hacze gelinmesi üzerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/19128 E. sayılı dosyasındaki takipten haberdar olduğunu, müvekkilinin borçluyu tanımadığını belirtmesine rağmen beyanlarının zapta geçilmeyerek hemen hacze başlandığını, müvekkilinin çekte adları bulunan kişilerle ticari bir ilişkisinin olmadığını, taşımacılık yapmasına rağmen adına kayıtlı olan minibüslerinin yediemine götürüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin taşımacılık taahhütlerini yerine getiremediği gibi gelirinden de mahrum kalarak mağdur olduğunu, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, cirodaki soyadın dahi başka olduğunu belirterek takibin iptaline, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40′ tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli bir tacir olduğunu, dava konusu çeki ticari münasebeti dolayısıyla davadışı … isimli şahıstan aldığını, çek karşılığının ödenmemesi üzerine icra takibine başladığını, çekin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının süresi içerisinde borca itiraz etmediğini beyanla davanın ve müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 10.03.2010 keşide tarihli 30.000-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak tazminata mahkumiyetine, ancak aynı çek ve takipten dolayı İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi’ nce 2011/734 E.sayılı dosyadan %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olduğundan, mükerrerlik teşkil eden %20′ lik kısmı aşan oranda ve davacı keşideci bulunmadığından %5 çek tazminatı hariç tutularak kalan borç miktarından hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çekteki ciro imzasının davacıya ait olmadığı saptanmış ve bu nedenle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece İİK’ nun 72/5.maddesi uyarınca takip tarihi de gözetildiğinde %40′ dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu oranda tazminatın %20′ si indirilerek %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Yerel mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçeleri somut olay bakımından isabetsiz olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.