YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8941
KARAR NO : 2012/969
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari münhasır satış sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacak nedeniyle davalı aleyhine Adana 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1868 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının tamamen yersiz ve haksız olduğunu belirterek icra dosyasındaki davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 20/01/2007 tarihli münhasır satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ifasında müvekkilinin üzerine düşen edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya konu emtiaların davalı şirket tarafından teslim alınmadığını bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davaya konu irsaliyeli faturalarını tamamında emtiayı teslim alan kişi olarak …’ın gözüktüğü, bu kişinin araştırılmasında ise davalı taraf ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığının tespit edilidiği, davacı tarafça da anılan kişinin kimliği konusunda herhangi bir belge ibraz edilemediği ve davalı tarafa yemin teklifinde bulunulmadığı, böylelikle davacı tarafın faturaya konu malların teslimini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava cari hesap ekstresine dayalı faturalı mal satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf, mahkemece verilen kesin mehile rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve söz konusu kayıtlara göre 7.154,09 TL davalının borçlu gözüktüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da Ziyapaşa Vergi Dairesinin 25.03.2010 tarih 7262 sayılı yazısının ekinde gönderilen davalı tarafından 2008 yılı Mayıs-Haziran aylarında vergi dairesine sunduğu BA formlarına göre davalının davacıdan 14 adet fatura karşılığında mal alımında bulunduğu belirtilmiş olup, bu durumda mahkemece BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yapılarak gerektiğinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınarak davalının verilen kesin mehile rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu da dikkate alınıp TTK’nun 86. maddesindeki hüküm de gözetilerek toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.