YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13340
KARAR NO : 2012/4234
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili tarafından tanzim edildiğini ve elinde bulundurduğunu iddia ettiği, herbiri 1.500.-TL.bedelli beş adet bono bedeli olan 7.500.-TL.yi müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin işi gereği ticari ilişkide bulunduğu kişilere bono tanzim ederek verdiğini, bu bonoların hangi ciro silsilesine dayanarak davalıya geçtiğinin belirsiz olduğunu, yine müvekkilince boş olarak tanzim edilen bonoların müvekkilinin rızası dışında davalı eline geçmiş ve boş kısımların müvekkilinin rızası hilafına doldurulmuş olabileceğini belirterek müvekkilinin davaya konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden aldığı borç para karşılığı dava konusu bonoları verdiğini, bedelleri ödenmeyince bonoların takibe konulduğunu, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı, hatırlatılması üzerine davacı yanca teklif edilen yeminin davalı tarafından usulünce eda edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece icra takibinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği ve bu kararın da icra müdürlüğünce infaz edildiği görülmüştür. Bu durumda İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca tedbir dolayısıyla alacağının tahsili geciktirilen davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.