Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16575 E. 2012/6725 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16575
KARAR NO : 2012/6725
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalılardan … İnş.Ltd.Şti.tarafından takibe konu edilen 30.07.2008 vade tarihli 75.000 USD bedelli bonoya ilişkin müvekkili tarafından toplam 52.000 USD ödeme yapıldığını, ancak davalının bu bonoyu tamamı üzerinden takibe konu ettiğini belirterek müvekkilinin bu bonodan dolayı 52.000 USD borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ödenen 52.000 USD’nin müvekkili şirketin elinde bulunan 30.08.2008 vade tarihli 100.000 USD bedelli bonoya mahsup edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça yapılan ödemenin takip konusu olan ve vade tarihi daha önce olan 30.07.2008 vade tarihli 75.000 USD bedelli bonoya mahsup edilmesi gerektiği, şirket dışındaki diğer davalının ise bonoda bir sıfatı olmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı tarafça takibe konulan bonoya ilişkin açıkça söz konusu bononun vade tarihi ve bedeli belirtilerek takip tarihinden önce ödeme yapıldığı sunulan dekontlardan anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafça icra takibine girişilmesinde davalı tarafın kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulup sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.