Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1318 E. 2013/6291 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1318
KARAR NO : 2013/6291
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili hakkında 11 adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı şirketle ve senet borçluları ile ticari ilişkisinin olmadığını ve bonolar üzerindeki imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, kaşenin müvekkil şirkete ait olduğunu ancak müvekkil şirket yetkililerince basılmadığını belirterek müvekkilinin söz konusu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı hakkında yürütülen icra takibinin kesinleşmesi üzere davacı şirket adresine hacze gidildiğinde şirket sahibinin eşi ve şirketin müdürü olan … ve dosya borçlularından …’nun icra kefili olduklarını, hatta haciz sırasında …’nun, …’nun daha önce de bu şekilde şirket kaşesini kullanarak bonolar tanzim ettiğine, kendilerinin de borcu ödediğine ilişkin beyanda bulunduğunu, şirket kaşesinin yetkili olmayan bir şahsın elinde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet lehdarı ve cirantasının …’nun davacı şirket yetkilisi olduğunu ve bizzat senetleri tanzim ettiğini belirttiklerini, ancak müvekkil alacağı icra kefilleri ile garanti altına alındığından davanın uzamasını istemediklerini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı şirket defterleri üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının ve takibe konu senetlerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığı,senetlerin düzenlendiği tarihte …’nun davacı şirket temsilcisi olduğu, şirketin diğer ortağının ise … olduğu, Adli Tıp Kurumu raporu ile senetler üzerindeki imzaların … ve …’nun eli ürünü olmadığının tespit edildiği, senette ismi geçen …’nun davacı şirket temsilcisi olmadığı, davalı tarafın davacı şirket yetkililerinin … ile işbirliği içinde oldukları yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, bu konuda şikayet bulunmaması nedeniyle ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesine lüzum görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden önce davayı kabul etmiş olması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6.maddesi uyarınca tarife hükümleriyle belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.