YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5029
KARAR NO : 2011/8365
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin karı koca olduğunu, müvekkili …’nun adına kayıtlı bulunan ve aile konutu niteliğinde olan evini dava dışı şirketin davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmesine teminat göstererek üzerinde ipotek tesis ettirmiş ise de, Yeni Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca diğer müvekkili eş olan …’nun muvafakati bulunmadığından bu ipotek işleminin geçersiz olduğunu, davalı bankanın kredi alacağına karşılık konutu 90.000.-TL’ye satarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya konu taşınmazın dava dışı şirketin borcunun teminatı olarak müvekkili bankaya ipotek verildiğini, icra dosyasından yapılan takip sonucu müvekkili bankaya taşınmazın ihalesinin yapılıp satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacılar vekilinin son duruşmada ipotek tesisi amacıyla banka görevlilerinin değer belirlemek için konuta geldikleri sırada konutta bulunan ve diğer davacı ile birlikte yaşayan davacı …’nın bu işlemlere rıza göstermediğini açıkça bildirmediğinin belirtildiği, HGK’nun 04.10.2006 tarihli 2006/2-591 esas, 2006/624 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi tapu kaydında aile konutu şerhinin olmaması ve davacılardan …’nın işleme açıkça rıza göstermediğini belirtmemiş olduğundan davalı bankanın tapuya güven ilkesinden de istifade etmesinden dolayı işlemin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, aile mahkemesinin taşınmaz üzerindeki aile konutu şerhinin kaldırılması konusunda verdiği kararında onandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.