Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8246 E. 2013/3779 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8246
KARAR NO : 2013/3779
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, 31.05.2007 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıdan akaryakıt alımına başladığını, bayilik süresince davalıdan alınan tüm ürün bedellerinin ödendiğini, bayilik süresinin dolduğundan bayilik ilişkisinin sona erdiğini, akaryakıt alımı için akaryakıtın tesliminden önce müvekkilince keşide edilerek davalıya verilen 26.180 TL bedelli çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, oysa bu çek bedeli karşılığında akaryakıtın müvekkiline gönderilmediğini, müvekkilinin takip baskısı altında olduğunu belirterek müvekkilinin bahse konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin süresinin dolması nedeniyle değil davacının sözleşmeye aykırı davranışları sonucu son bulduğunu, dava konusu çekin müvekkilince davacıya çekilen 12.10.2009 tarihli ihtardan sonra davacı tarafından müvekkiline verildiğini, davacının çek bedelini ödememesi üzerine çekin bankaya ibraz edilerek takibe konulduğunu bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 28.08.2008 tarihinde sona erdiği, akaryakıt alım satımı nedeniyle taraflar arasında alacak – borç ilişkisinin bulunmadığı, bu durumun tarafların kabulünde olduğu, davalının dava konusu çekin sözleşme uyarınca verilen demirbaşlar karşılığında alındığını iddia ettiği, ancak sözleşmede bu konuda herhangi bir madde bulunmadığı, kaldı ki dava konusu çekin davalı defterlerinde müşteriye iade olan çek kaydı ile kapatıldığı, çekin dava sırasında ödendiği, bu nedenle davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçeleriyle davanın kabulüne, 35.372,05 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, çekin iptaline ve davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunduğu ve sözleşmenin sona erdirildiği dosya içeriği ile sabittir. Davacı yan, dava konusu çekin bayilik ilişkisi içerisinde avans olarak verildiğini iddia ederken davalı yan ise sözleşme gereği davacıya teslim edilen demirbaşların bedeli olarak verildiğini savunmuştur.
Taraflar arasında imzalandığı ve sona erdirildiği anlaşılan sözleşmenin 9. maddesinde kurumsal kimlik malzemelerinin şirketin demirbaşı mahiyetinde bayide kalacağı, bayinin bunları özenle koruyacağı, sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde iş bu malzemelerin tüm söküm masrafları bayiye ait olmak üzere şirketçe yapılan talebi takip eden 15 gün içinde şirketin tayin edeceği mahal ve şahsa sağlam ve tam olarak teslim edileceği hüküm altına alınmıştır. Nitekim davalı vekili 12.10.2009 tarihli ihtarnamesiyle davacının tesisine 13.06.2007 tarihinde kurumsal kimlik yapıldığını ve sözkonusu yatırım için 26.179,87 TL harcandığını, ancak bu yerde dava dışı … İnş… Ltd. Şti’nin müvekkili şirketin logoso olan “TERMO” adı altında ürün satışına davam ettiğini belirterek 26.179,87 TL’nin ödenmesini istemiştir. Davacı yan, davalının teslim ettiği demirbaşların kendisine verilmediği iddiasında bulunmamıştır.
Kaldı ki davacı, Serik İcra Müdürlüğü’nce 2010/752 talimat sayılı dosyası ile yapılan 22.04.2010 günlü haciz sırasında “27.744,56 TL takip miktarı … toplam 35.372.05 TL toplam borcun teferruatını biliyorum ve itirazım yoktur ve bu borcu …. tarihlerinde ödemeyi beyan ve taahhüt ediyorum” demiştir. Bu durumda mahkemece açıklanan sözleşme hükümleri ve davacının kabul beyan üzerinde durulup karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.