YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6470
KARAR NO : 2012/13030
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bono metninde “… plakalı araç için teminattır.” ibaresinin bulunduğunu, teminat olarak düzenlenen bonodan dolayı borçlandırıcı işlemin yapılmadığını, bedelsiz olduğunu ileri sürerek icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun teminat bonosu olduğunun kanıtlanması gerektiğini, haciz esnasında davacı borçlu şirket yetkilisince borcun kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, dava ve takibe konu bono ön yüzünde “… plakalı araç için teminattır.” ibaresinin bulunduğu, buna göre bononun … plakalı aracın alımı-satımı için teminat olarak düzenlendiği, ancak araç satış işleminin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne davacının takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine, icra dosyasından tahsil edilen 2.565,50 TL nin davalıdan istirdatına ve koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/20412 sayılı dosyasındaki 09.10.2010 tarihli haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin dava konusu borca itiraz etmediği, tutanak altını imzaladığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacı şirket yetkilisinin haciz tutanağındaki bu beyanının davanın sonucuna etkisi üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.