YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13752
KARAR NO : 2011/7525
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl … ve vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı bonolardaki imzaların kendilerine ait olmadığını ve icra tehdidi altında 12.500.-TL ödediklerini, ayrıca davalının elinde 3 bono daha bulunduğunu söylediğini, bu bonolardaki imzaların da müvekkiline ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile 12.500.-TL istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, iddianın asılsız olduğunu, bonoların 28.07.2006 tarihli sözleşme kapsamında davacı yanca verildiğini, imzaların davacıya ait olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen 2007/315 esas sayılı davada; … vekili, 28.07.2006 tarihli protokol uyarınca davalının 20.000.-TL ödemesi gerektiği halde ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada davalı … vekili savunmasında, 28.07.2006 tarihli protokolün geçersiz olduğunu, devir edilen bir kooperatif hissesi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde imza inkarında bulunmuş ise de, bu itirazından vazgeçtiğini, asıl davaya konu edilen bonoların 28.07.2006 tarihli sözleşmeye istinaden verildiği ve yine aynı sözleşme uyarınca davacı – birleştirilen davalının, davalı-birleştirilen davacıya ayrıca 20.000.-TL nakit borcu bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleştirilen davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-birleştirilen davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-birleştirilen davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleştirilen davalıdan alınarak, davalı-birleştirilen davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.