YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6822
KARAR NO : 2012/15269
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkillerinin dava dışı … Ltd. Şti.’nin davalı ile yaptığı 10.000 TL bedelli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi sözleşmesinin miktarı 12.000 TL daha artırılıp toplam limit 22.000 TL olduğu halde limit artırım sözleşmesinin davalı görevlileri tarafında tahrifatla 28.000 TL bedelli hale getirildiğini, davalının müvekkili aleyhine yaptığı icra takibinde toplam 76.836,49 TL talep ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı bankaya 22.000 TL dışında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan 13.000 TL limitli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil olarak imzaladığını, kredi limitinin 28.600 TL’ye artırılmasına ilişkin sözleşmede davacının da imzasının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının kefalet limitinin 28.600 TL olduğu, davalı bankanın davacıya gönderdiği hesap kat ihtarının davacıya 19.06.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.06.2008 tarihinde temerrüde düştüğü, buna göre kefilin sorumluluk sınırının belirlenmesinde temerrüt tarihinin dikkate alınması gerektiği, anılan tarihte davacı kefilin davalıya 28.600 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 40.882,31 TL asıl alacak ve 6.837,59 TL faiz olmak üzere icra takibinden dolayı toplam 47.719,90 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava tarihinden sonra davalı alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğüne verilen 05.11.2010 tarihli dilekçede 28.600 TL asıl alacak ve işlemiş faiz dışındaki fazladan bedelin tahsili için yapılan icra takibinden vazgeçtiğini belirtmiş olması nedeniyle bu miktara ilişkin davanın konusuz kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin de kabulünde olduğu üzere davacının kredi sözleşmesinde belirtilen kefalet limiti olan 28.600 TL asıl alacak ve kendi temerüdünün sonuçlarından sorumlu tutularak takip yapılması gerekirken, tüm kredi borcundan dolayı sorumlu tutularak takip yapılmasından dolayı icra takip tarihi itibarıyla alacak borç durumu tespit edilerek fazlaya ilişkin yapılan takip miktarı nedeniyle davalı bankanın icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu dikkate alınmaksızın davacının tazminat isteminin reddi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.