YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6649
KARAR NO : 2011/1095
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.12.2009
No : 612-814
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat-maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının bayisi olmak üzere davalı ile sözlü olarak anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden kiralanan yerde tadilat yapılarak yerin davalının istediği şartlara uygun hale getirildiğini, teşhir amacıyla gönderilen ürünlerin büyük kısmında kırık, eksiklik olduğunun saptandığını, müşterilere sunmak üzere satış reyonuna konulan ürünlerde de arızaların meydana geldiğini, davacının ticari itibarının zedelendiğini, durumun davalıya bildirilmesine rağmen ayıpların düzeltilmediğini, bayilik sözleşmesi gereğince verilen çeklerden 21.000.-TL ile 13.000.-Euro nakit ödeme yapıldığını, işyerine işçi ve mimar alındığını maaş, büro ve kira giderleri yapıldığını belirterek, sözleşmenin feshi nedeniyle kiralanan yerin boşaltılması amacıyla teşhir ürünlerinin yediemine teslimini, ödenen toplam 21.000.-TL çek bedeli ile 13.000.-Euro’nun ödeme tarihindeki kur üzerinden istirdadını, ödenmeyen toplam 38.732.47.-TL’lik çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini, çeklerin iadesini, 30.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi kurulmadığını, davalının fuarda sergilediği bir kısım ürünlerin davacının işyerinde sergilenmek üzere davacıya satıldığını, davacının satın aldığı ürünleri kendisinin götürdüğünü, taşıma ve sergileme sırasında meydana gelen hasardan davalının sorumlu olmadığını, davacının ürünleri muayene ederek aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak davalının verdiği bir ilanda davacının da telefonuna yer verildiği, bu durum karşısında davacının mal bedelini ödeyerek kendi adına ve hesabına satın alan ve kendi adına ve hesabına satan kişileri de adlandırmak için kullanıldığı şekliyle bayi olarak yer aldığı, davacının lehine delil vasfına haiz olmayan ticari defterlerine göre 31.12.2006 tarihi itibariyle davalı şirketin 3.349.46.-TL borçlu olduğu, davalının lehine delil vasfına haiz olmayan ticari defterlerine göre 14.06.2007 tarihi itibariyle davacının 1.349.46.-TL alacaklı olduğu, aradaki 2.000.-TL farkın davacı kayıtlarında yer alan nakit ödemeden kaynaklandığı, bilirkişi raporundan davalı şirkete verilen 59.732.47.-TL tutarlı çeklerden 21.000.-TL tutarlı çeklerin ödendiği, kalan çeklerin geri alınarak yerine 42.630.42.-TL toplam tutarlı çeklerin verildiği ve bu işlemlerin taraf defterlerinde yer aldığının anlaşıldığı, davacının var olduğunu iddia ettiği ayıpları TTK.nun 25.maddesine uygun şekilde davalıya bildirmediği, bu nedenle davacının malları ayıpsız olarak teslim aldığının kabulü gerektiği, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle fazla ödemeden kaynaklanan 3.349.46.-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 02.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.