Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13744 E. 2011/7388 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13744
KARAR NO : 2011/7388
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 30.04.2009 vade tarihli 35.000 TL bedelli bononun taşınmaz satışına karşılık davalıya teminat olarak verildiğini, bu satış işleminden dolayı davacının davalıya sadece 8.000 TL borcu olmasına rağmen bononun tamamının takibe konulduğunu belirterek müvekkilinin bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bahse konu taşınmazın devrini yapmayıp taşınmaz bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi olduğu, davalının davacıya ödemiş olduğu tutarın dava açıldığı tarihteki değerinin 4.574,36 TL olduğu, böylece davalının sadece bu miktarı talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf 30.04.2009 vade tarihli 35.000.TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiştir. Dava konusu bononun arkasında “…Menemen Asarlık 320 ada 15 no parselde kayıtlı arsayı …’e sattım. Tapuyu veremediğimden işbu senedi imzalıyorum.Teminat olarak veriyorum.Tapu verildiğinde bu senet iade edilecektir…” ibaresi yer almaktadır.
Davacı belirtilen parselde kayıtlı taşınmazın tapusunu verdiğini ve bononun boş olarak düzenlendiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığına göre bono bedelinden sorumludur. Dolayısıyla davalı taraf savunmasında uyarlama yapıldıktan sonra bono bedelinin yazıldığını belirttiğinden ve davacı da bu savunmanın aksini kanıtlayamadığından HUMK’un 290.maddesi hükmü gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.