YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4889
KARAR NO : 2011/12141
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … vekili ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’un üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, iyi niyetli olduklarını, borçlunun murisinden kalan borçları ödeyerek taşınmazı satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın tapuda satış gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, satışın bağış niteliğinde olduğu, ayrıca borçlu ile davalı arasında yakın akrabalığın bulunduğu, davalı …’nin borçlunun durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mislini aşan fark bulunmadıkça
bedel farkından dolayı iptalin mümkün olmamasına, bu bakımdan taşınmazın bilirkişi marifetiyle belirlenen değeri ile taşınmazın satış bedelinin taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacze ilişkin takyidatlar ile birlikte değerlendirildiğinde İİK 278/2. maddesi gereğince bedel farkı oluşmamış ise de, davalı 3. kişi…’nin borçlu …’un eniştesi olmasına, İİK’nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten davalı …’nin, eniştesi olan borçlu …’un alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekili ve …’un sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davasında dava konusu olan malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması ve malı elinde bulunduran kimsenin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde üçüncü kişi hakkında malın elinden çıktığı tarihteki değerine hükmedilir. Bir başka anlatımla İİK’nın 283. maddesinde sözü edilen tazminat, borçludan 3. şahsa geçirilen, ancak 3. şahsın da elinden çıkarmış olduğu mallar yerine 3. şahsın davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten ödemesi gereken tazminattır. Bu tazminata faiz uygulanamayacağı gibi, borçlu hakkındaki takip, kesinleşmiş icra takip dosyası üzerinden yürüyeceğinden, borçlunun ayrıca tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Ayrıca üçüncü kişinin tazminatla yükümlü tutulması için İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde bildirilen iptal koşullarının da oluşması gerekir. Somut olayda tasarrufa konu edilen … İlçesi, … Mahallesi, … … Caddesi, 183 ada, 1 sayılı parsel üzerindeki yapının zemin kat 5 numaralı meskeni davalı … tarafından dava dışı …’a satılmış olması bakımından faiz yürütülmeksizin asıl alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece, tasarrufa konu malın gerçek değerine faiz yürütülmesi doğru değil bozma nedeni ise de yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve …’un sair temyiz itirazlarının
reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1/a) numaralı bendindeki “11.05.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “davacı alacaklının … 1. İcra müdürlüğü’nün 2009/2268 sayılı takip dosyasına konu olan alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davalı …’den alınarak davacı tarafa verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.