YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2068
KARAR NO : 2011/12101
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : Samsun Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve satışların alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 1 ve 5 nolu taşınmazın
satışında edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ilaveten davalı …’un yanında çalışan borçlunun kardeşinden dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) bunlara ilaveten davalı 3. kişi taşınmazları borçludan olan alacağına mahsuben gerçekleştirildiği ve bu durumun İİK’nın 279/2 maddesinde iptal nedeni olarak öngörüldüğünün açık bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden yalnızca tasarrufun iptaline dair hüküm kurulması ve Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haczin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin, kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki bu hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. (HMK’nın 370/2) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “davacı alacağına” ibaresinin çıkarılarak yerine “İİK’nın 283/I fıkrası gereğince … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2308 esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferilerine” ibaresinin yazılmasına bundan başka aynı bendin
sonunda yer alan “Verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına,” ibaresinin karadan tamamen çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.