YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10848
KARAR NO : 2011/4137
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava satılıp teslim edilen pamuk bedelinin tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili takipte alacaklı görünen şirketle dava açan şirketin farklı unvanları olduğunu, takibi yapan şirketle aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını; davayı açan şirketten alınan malın bedelinin ise havale ve çek verilmek suretiyle ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arası mal satımında ve teslimde ihtilaf bulunmadığı, davalının 1.418,54 TL.lik iade iddiasını ispatlayamadığı, davacı defterinde kaydı olmayan üç adet çekte davacının lehdar konumunda olduğu ve çeklerin onun cirosu ile üçüncü kişilerce tahsil edildiği; davalının 1.809,55 TL borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanca satılan mal bedelinin ödenmediği, alacağın tahsili için girişilen takibin itiraz üzerine durduğu ileri sürülmüş; davalı ise ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte borcun havale ve çekle ödendiğini savunmuştur.
Davalının bu savunması üzerine davacı, çeklerin kendisine teslim edilmediğini, sunulan çek teslim bordrolarında “teslim alan” sıfatıyla imzaları bulunan kişilerin şirketleri ile ilgisi bulunmadığı, keza çeklerdeki ciro imzalarının da davacı şirket yetkililerine ait olmadığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, çekleri teslim alan olarak görülen şahısların davacı şirketle ilgili, çek teslim almaya yetkili kişiler olup olmadıklarının, ayrıca çekte lehdar olarak atılmış bulunan ciro imzalarının da davacı şirket yetkililerine ait olup olmadıkları üzerinde durulmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı şirket yararına takdir olunan 825,-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.