Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3261 E. 2011/12499 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3261
KARAR NO : 2011/12499
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ : Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine vergi borçları dolayısı ile icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlu …’un dava konusu taşınmazını davalı …’a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl … ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı …’ın davalı …’u … vasıtası ile tanıdığı, önceden birbirlerini tanıdıklarına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, satış bedelinin bir kısmının taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması sırasında ödendiği, kalınında satış sırasında ödendiği, toplam ödenen 110.000.-TL’nin tasarruf tarihindeki değer ile aynı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 3. kişinin, borçlu olan …’un alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun ispat edilememesine, yapılan ödemeler nazara
alındığında bedeller arasında mislini aşan farkın olmadığının anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bent içeriğinin tamamen çıkarılarak yerine “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden 1.100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.