YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5884
KARAR NO : 2011/1055
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.12.2009
No : 672-854
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri ile dava dışı şirket arasında akdedilen satış sözleşmesi kapsamında alınacak mal bedellerinin teminatını oluşturmak üzere iki adet toplam 320.000.-TL tutarlı çekin keşide edilerek dava dışı şirket ortakları davalı … ile …’e teslim edildiğini, sonrasında satın alınan malların bedeli müşteri çekleri verilmek suretiyle ödendiği halde bu çeklerden bir tanesinin diğer davalıya devredilerek şikayete konu yapıldığını, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde gerçekleşen bu devir sonucu bedelsiz kalan çeke dayalı olarak müvekkillerinden mükerrer tahsilat yapılmak istendiğini belirterek, çek nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, akdedilen sözleşme kapsamında mal teslim ederek, müvekkillerinin edimini ifa ettiği halde davacıların mal bedellerini ödemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu çekle ilgili ihtiyati haciz kararı alınarak takip yapıldığı ve hacizin infazı sırasında davacı şirket yetkilisinin borcu kabule dair beyanı da bulunduğu gözetilerek davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi …’in ihtiyati haciz sırasındaki “bir diyeceğim yoktur” şeklindeki beyanı borcu kabul iradesini taşımadığı gibi, ihtiyati haciz aşamasındaki borcu kabul beyanının haciz baskısı altında verildiğinin kabulü gerektiğinden dolayı davacı tarafı bağlamayacaktır.
Öte yandan yargılama sırasında davacı yan vekilinin aynı zamanda davalı taraf ticari defterlerine de dayandığını beyan etmiş olması karşısında mahkemece taraf defterleri üzerinde konunun uzmanı bilirkişi heyetinden yanlar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilmek suretiyle rapor aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.