YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5931
KARAR NO : 2011/1064
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 12.01.2010
Nosu : 231-5
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, kendisinin kefil olarak yer aldığı oğlu …’nün lehdarı bulunduğu 35.000.-TL.tutarlı bononun oğlu tarafından kredi borcunun teminatı olarak davalı bankaya ciro ile devredildiğini, sonrasında davalı tarafından bu bonoya dayalı takip başlatılmış ise de dava tarihi itibariyle oğlunun davalıya olan kredi borcunun 20.000.-TL.bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bononun 15.000.-TL.lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu tutarın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı iddiasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davacı yanca bononun teminat amacıyla düzenlendiğine dair iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve koşulları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf iddiasında, kendisinin kefil olarak yer aldığı bononun dava dışı … tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredi borcunun teminatı olarak bankaya teslim edildiğini bildirmiş ve delil olarak kredi sözleşmesi, hesap ekstresi ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
Davalı vekili ise, 13.11.2009 havale tarihli delil listesinde banka hesap ekstresi ve ihtarnameyi bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanıp, gerektiğinde bilirkişi raporu da aldırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönler gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, bonoda müteselsil kefil olan davacının bonoda hamil olan davalı bankaya karşı açılan menfi tespit davasıdır.
Davanın bono sebebiyle açılan menfi tespit davası olmasına göre lehtar … ile banka arasındaki ilişkinin davada taraf olmayan lehtar sebebiyle görülmesi ve çözülmesi mümkün görülemez. TTK.nun 690.maddesinin yollaması ile TTK.nun 599.maddesi uyarınca lehtarın cirosu ile hamile intikal eden bonodaki şahsi def’ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülmesi anılan madde hükümlerine aykırıdır.
Nisbi def’inin davacı tarafından bono lehtarına karşı hüküm ifade edeceği ve mücerretlik ilkesi gereğince de hamile karşı bu def’inin ileri sürülmesi kambiyo senedine göre uygun değildir.
Bononun teminat olma vasfının bulunmadığı, davacı ile lehtarın baba oğul olduğu gözetildiğinde davalı bankanın ayrıca alacağının varlığını bonoda müteselsil kefile karşı ispatlama olanağı getiren çoğunluk görüşüne karşıyım.
Ayrıca, davalı bankaya ispat külfetini yüklemek ve bankanın lehtara verdiği kredinin varlığını ve alacağın miktarını ispatlamak yükümlülüğü yoktur. TTK.nun 599.madde hükmünün uygulaması da yerleşik tüm içtihatlara göre “doğrudan doğruya mevcut olunan münasebetlere dayanan def’ileri müracatta bulunan hamile karşı ileri süremez”.
Ayrıca TTK.nun 601/1-2 maddesine göre de davacı müteselsil kefilin nisbi def’iyi davalı bankaya karşı ileri sürmesi olanaksızdır (İçt.Bir.K.7.2.1936 gün-1936/4 K), (İçt.Bir.K.14.2.1951 gün-17 E.1951/1 K), (İçt.Bir.K.5.11.1969 gün-1969/6 E.1969/7 K).
Teminat olma vasfı lehtar ile bono hamili arasındaki kredi münasebetiyle doğmuş olması bonodaki keşideci ve müteselsil kefilin bu def’iyi getirmesi TTK.nun 599/1-2 madde hükümlerine aykırıdır.
Davacı dava dilekçesinde TTK.nun 599/1-2 ve 601 maddelerine dayalı bir isteminin bulunmadığı görülmekte; istem dışına çıkılmak suretiyle de inceleme yapılması hususundaki sayın çoğunluğun kararına karşı oyumdur. 02.02.2011