Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13595 E. 2013/3088 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13595
KARAR NO : 2013/3088
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; müvekkili şirketin ortağı olan müvekkili … ile …’un eşinin amcası olan galeri sahibi davalı …’den ortağı olduğu şirket için bir araç satın aldığını, buna karşılık 12.400,00 TL bedelli bir bononun şirket ortakları olan müvekkili … ve dava dışı … tarafından imzalanarak verildiğini, araç bedelinin müvekkilleri tarafından ödenmesi üzerine araç satım sözleşmesi yapıldığını ancak müvekkillerinin aradaki akrabalık ilişkisinden kaynaklanan güven nedeniyle bonoyu geri almadıklarını, ancak daha sonra bononun boş olan alacaklı kısmına müvekkili …’un kayınpederi olan davalı …’in isminin yazıldığını, keşide ve vade tarihlerinin doldurulduğunu, 3.bir şahsa ciro edildiğini ve müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini, toplam 19.100,00 TL’nin ihtiyati haciz tehdidi altında müvekkilleri tarafından alacaklı vekiline ödendiğini, müvekkili …’un eşi ile arasında devam eden boşanma davaları nedeniyle davalıların bu şekilde kötüniyetle hareket ettiklerini, bononun düzenleme ve vade tarihi arasında sadece bir gün olduğunu,ayrıca bonodaki müvekkil şirket kaşesinin sonradan davalılar tarafından basıldığını, zira bononun keşide tarihinde henüz şirket kaşesi olmadığını belirterek müvekkilleri tarafından ödenen 19.100,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; tacir olan davacıların ödeme yapmaları durumunda senedi geri almamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca araç satım sözleşmesindeki araç satış bedeli ile bono bedelinin farklı olduğunu, davacı tarafın ödeme yaptığına ilişkin bir belge sunmadığı gibi ilgili icra dosyasında da davacıların ödeme yaptıklarına ilişkin belge veya bilgi bulunmadığını, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın hem aracın şirket tarafından satın alındığını hem de kaşenin sonradan basıldığını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiş, ancak duruşmada takibe konu senedin araç satış bedeli olarak verilmediğine ve bedelinin önceden ödenmediğine ilişkin yemin etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; araç satış sözleşmesinde takibe konu bononun sözleşme kapsamında davalılara verildiği yönünde bir ibare bulunmadığı, bononun bedelinin önceden ödendiğine ilişkin bir kanaate de varılmadığı, tacir olan davacıların basiretli davranmaları gerektiği, kendisine yemin teklif edilen davalı …’nin usulüne uygun yemin eda ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.