YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16452
KARAR NO : 2012/6964
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalıdan 16.000,00 TL bedel karşılığı araç satın aldığını, karşılığında müvekkilinin … Mah. 4770 ada 11 parseldeki taşınmaz hissesini 25.000 TL bedelle davalıya devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin 16.000 TL sini almış olduğu arabaya sayılacağını ve kalan 9.000,00 TL.sinin de müvekkiline nakit olarak verileceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın intikalleri uzayınca dava konusu bononun müvekkiline tehdit ve zorla imzalattırıldığını, daha sonradan davacının anılan taşınmaz bedelinin borcu karşılamayacağını, müvekkiline ait 4775 ada 1 nolu parseldeki taşınmaz hissesini devretmesinin istendiğini, müvekkilinin 4775 ada 1 parseldeki hissesinin yaklaşık değerinin 200.000,00 TL sına tekabül ettiğinden davacıya devretmeye yanaşmadığını, ancak davalının baskı, tehdit ve korkutmaları soncunda müvekkili tarafından …. Noterliği aracılığı ile 4775 ada 1 parselin satışı için davalıya vekaletname düzenlendiğini, bu vekaletle 4775 ada 1 parselin satıldığını, müvekkilinin kalan parayı ve bonoyu istediğinde 4770 ada 11 parseldeki hissesini de satmasının talep edildiğini, müvekkilinin bunu kabul etmediğini, davalının şiddet, tehdit ve korkutmalarının devam ettiğini, davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, bononun zorla alındığını, araç satışı ile ilgili olarak 16.000 TL.nin 4775 ada 11 nolu parselin satışından ödendiğini, bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerek bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bononun zorlama ve tehdit yoluyla alınmadığını, 17.11.2005 tarihinde davacı …’ un … İlçesi, 4794 ada 3 parsel ve 4770 ada 11 parseldeki hak ve hissesinin tamamını müvekkili davalı …’ a sattığını, karşılığında 1997 model passat marka araç ile 6.000,00 TL nakit para aldığını, bahsi geçen hisselerin tapuda devir işlemleri gerçekleşinceye kadar da davaya konu 25.000 TL. bedelli bononun düzenlenerek müvekkiline teminat olarak teslim edildiğini, davacının devir işlemlerini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak uzunca bir süre beklediğini, fakat alacağı ödenmeyince davalı hakkında bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının davalı hakkında 08.05.2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verdiği, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/717 E. 2009/160 K. sayılı dosyasında davalı hakkında basit yaralama sucundan mahkumiyet kararı verildiği, buna göre 08.05.2007 tarihi itibariyle davacı üzerindeki korku, baskı ve tehdidin sona erdiğinin kabulü gerektiği, eldeki davanın ise BK.31. madde hükmünde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 01.12.2008 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, dava konusu bononun keşidecisi ile lehdarı arasında gerçekleşen alım satım sözleşmesinin teminatı olarak ikrah ve tehdit altında alındığını, bononun bedelsiz kaldığını iddia etmiş, mahkemece davacının tehdit, ikraha yönelik iddiasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş ancak bedelsizlik iddiası üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece davacının bedelsizlik iddiası yönünden araştırma ve inceleme yapılarak toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.