Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5409 E. 2012/6459 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5409
KARAR NO : 2012/6459
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Niğde 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/806 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Akhisar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/317 sayılı Talimat dosyasında yapılan 27.04.2009 günlü hacizde borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunduğunu, bu sırada alacaklının borçluya sattığı makinenin görülerek haczedildiğini, üçüncü kişinin sunduğu kira sözleşmesi ve faturanın istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek istihkak iddiasının reddi davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi), dava konusu haczin yapıldığı iş yerini aralarında mahcuzun da bulunduğu birçok eşya ile birlikte devraldığını, 01.04.2009’da ise ortağı olduğu şirkete devrettiğini, kira sözleşmesinin de buna göre yenilendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket) vekili, dava konusu makineyi alacaklıdan satın alan borçlunun ekonomik kriz nedeni ile işyerini içindeki eşyalarla birlikte üçüncü kişiye 01.01.2009’da devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz sırasında borçlunun da hazır bulunduğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü
kişinin sunduğu borcun doğumundan sonra düzenlenen fatura ve kira sözleşmesinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli bulunmadığı, iş yeri devrinin İİK’nun 44. maddesine uygun biçimde yapılmadığı, BK’nun 179. maddesi uyarınca devralan üçüncü kişinin de işletmenin borçlarından sorumlu olduğu“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,buna göre istihkak iddiasının da tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Hacizden doğan istihkak davaları ile ilgili tazminata ilişkin düzenlemeler İİK’nun 97. maddesinin 13 ve 15. fıkralarında düzenlenmiştir. Mahkemece tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşmesi gerekli ve yeterli olup taraflarca talep edilip edilmemesinin önemi yoktur.
Bu nedenlerle somut olayda istihkak iddiasının reddine yönelik asıl hükmün, davanın kabulü olarak değerlendirilmesi gerekirken, tazminata ilişkin koşulların oluşmaması nedeni ile kısmen kabul ve kısmen red olarak ifade edilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan istihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabi oyup, dava kabul ile sonuçlandığında hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının karşı tarafa yükletilmesi gerekir.
Bununla birlikte harçlarla ilgili hatalar kamu düzeni ile ilgili olup aleyhe bozma yasağı kuralının dışında kalır.
Mahkemece dava kabul edildiği halde bakiye nispi karar ve ilam harcının davalılardan alınması yerine davacı alacaklıya iadesinin kararlaştırılması isabetli olmamıştır.
Diğer yandan peşin alınan harcın yargılama giderleri içinde davalılara yükletilmemesi de hatalı olmuştur, ancak temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda değinilen yanlışlığın giderilmesi ise yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine” ibaresinin yazılmasına; 4. bendindeki “Alınması gereken harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile fazla alınan 183,80.-TL harcın istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacak miktarı olan 14.212,01.-TL üzerinden alınması gereken 844,20.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 191,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 652,30.-TL’nin davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün değiştirilen bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı borçluya geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.