YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7888
KARAR NO : 2011/1028
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 17.02.2010
Nosu : 299/47
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirket yetkilisi … ile 27.9.2006 tarihinde akdettiği adi yazılı sözleşmeyle davalıya ait … plakalı otobüsü satın aldığını ve 24.000,-TL’yi havale ettiğini; araca 20.10.2006 günü elkonması nedeniyle ödemenin geri istendiğini ancak davalının sadece 5.000,-TL’yi iade ettiğini ileri sürerek bakiye 19.000,-TL’nin reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkiline yaptığı bir ödeme bulunmadığını kabul etmemekle birlikte, para verildiği varsayılsa bile davacının otobüsü kullandığı aylar dikkate alındığında, oluşan kullanım bedelinin gönderdiğini iddia ettiği tutardan fazla olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının dayandığı protokolü imzalayan …’nin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı; davacının satış bedelini davalıya değil, dava dışı … Taş. Tur. İnş. Temz. Güv. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirkete havale ettiği ve kısmî iadenin de bu şirketçe yapıldığı; taşımacılık işleriyle uğraşması nedeniyle tacir sıfatını haiz olan davacının sözleşmenin akdedilmesi ve ödemeler aşamasında basiretli olması gerektiği, talebin ancak … veya yöneticisi olduğu … Taş. Tur. İnş. Temz. Güv. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.ne yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca tescil edilmiş motorlu taşıt araçlarının her çeşit satış ve devirleri noterler tarafından yapılır; noterler tarafından yapılmayan, bir diğer ifade ile haricen yapılan satışlar geçersiz olup, bu şekilde yapılan satışlar nedeniyle herkes aldığını iade ile yükümlüdür.
Somut olayda … plakalı yolcu otobüsünün trafik sicilinde davalı … Tur Sivaslılar Yıldız Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, bu otobüsün dava dışı … tarafından 27.9.2006 tarihli protokol ile davacıya haricen satılarak teslim edildiği; davacının otobüsü bir ay kadar kullandığı ve davacı kullanımında iken … Tur şirketine ait aracın belgelerindeki sahtelik nedeniyle araca el konulduğu hususları ihtilafsızdır.
Bu durumda davalı, üzerine kayıtlı olan otobüsün yetkisiz vekil … tarafından davacıya nasıl satıldığını ve kendisine ait otobüsün ne şekilde davacıya teslim edildiğini açıklamak yükümlülüğü altındadır. Davalı bu yönde bir savunmada bulunmadığı gibi, kendisine tebliğ edilen isticvap davetiyesine de icabet etmemiştir.
O halde davalının dava dışı … tarafından yapılan satış işlemine icazet verdiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve geçersiz işlem nedeniyle herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğuna ilişkin ilke gereğince davalı, davacının … Taş. Tur. İnş. Temz. Güv. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.ne yaptığı ödemenin iadesinden sorumludur.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 825,-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02 .2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
– KARŞI OY YAZISI –
Dava, geçersiz satım nedeniyle ödenen kısmi semenin iadesine ilişkin olup , yerel mahkeme açılan davayı husumet nedeniyle reddetmiştir. Mahkemece verilen karar, Daire çoğunluğunca; satış davadışı kişi tarafından yapılmış ise de çıkarılan isticvaba davalının icabet etmemesi ve dosya kapsamına göre davalının dava dışı … tarafından yapılan satışa icazet etmiş sayılması gerektiği, bu bakımdan davacının satış bedeli olarak davadışı şirkete gönderdiği bedelden davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.
Dosya arasında satışı yapan dava dışı …’nin davalının vekili veya temsilcisi olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. …’nin satış yapılırken davalının adına vekaleten imza attığını belirtmesi, davalının kabulü olmadıkça veya bu husus davacı tarafından kanıtlanmadıkça, bu kişinin davalının vekili olduğunu kabul etmeyi gerektirmez. Somut olayda davalının bu konuda açık bir kabulü bulunmadığı gibi, davacı da, bu konuyu ispat etmiş değildir. Dosya arasındaki belgelerden satış parası olarak yapılan toplam 24.000 TL’lık havalelerin dava dışı … … Ltd. Şti’ne yapıldığı; davacının dilekçesinde belirttiği 5000 TL’lık iadenin de yine aynı şirket tarafından yapıldığı ve …’nin de dava dışı bu şirketin temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı Şti’e bu konuda isticvap davetiyesi çıkarılmış ise de, çıkarılan isticap davetiyesinin usulüne uygun olmadığı kanaatindeyim. Zira; çıkarılan davetiyede “gelmediğiniz takdirde imzanın tarafınıza ait olacağını kabul “ etmiş sayılacağınız yazılı olup, belgede davalının imzası bulunmadığından olmayan bir imzayı kabul etmiş sayılması da söz konusu olmayacaktır. Bu bakımdan davalıya usulüne uygun isticap davetiyesi çıkartılıp, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile, yazılı şekilde karar verilmesini uygun görmediğimden, yerel mahkeme kararının değişik gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesindeyim.