Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8202 E. 2013/3778 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8202
KARAR NO : 2013/3778
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av. … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine genel kredi taahhütnamesine dayalı olarak takip başlattığını, müvekkilinin söz konusu taahhütnameye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza atmadığını, gerek taahhütname gerekse diğer takip dayanağı belgeler altındaki imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili yönünden iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Ulusoy Ltd.Şti.nin 18.08.2005 tarihli genel kredi taahhütnamesi ile müvekkili bankadan kredi kullandığını, sözleşmeyi davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, takip dayanağı genel kredi taahhütnamesinin 18.08.2005 tarihli olup, bunun içeriğinin Ünye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/420 Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından kabul edildiğini, ayrıca yine aynı dosyada söz konusu sözleşmedeki imzaya itirazdan davacı vekilince vazgeçildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, takibe dayanak yapılan 15.07.2004 tarihli sözleşmedeki imzanın davacıya vekaleten dava dışı … tarafından atıldığı, vekaletname içeriğinde davacının, vekil … ’a kefil olma yetkisi vermediği, vekilin asıl adına kefalet sözleşmesi yapabilmesi için vekaletnamede açıkça kefalet yetkisinin de bulunması gerektiği, bu itibarla vekil … tarafından atılan imzanın davacıyı bağlamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.