Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16661 E. 2013/3790 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16661
KARAR NO : 2013/3790
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Makine… Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmenin müvekkillerine hile ile imzalatıldığını, sözleşme tutarının müvekkillerinin izin ve rızaları dışında sonradan yazıldığını, davacının alacağının 31.08.2008 tarihli genel kredi taahhütnamesinden kaynaklandığını, müvekkillerinin imzasının ise 29.11.2009 tarihli genel kredi taahhütnamesinde bulunduğunu, faiz oranı ve faizin başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, davacının %40 oranında icra inkar tazminatı istemesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalıların sözleşmenin hile ile imzalatıldığı savunmalarının kanıtlanamadığı, dava dışı kredi borçlusunun borcunun kefalet limiti olan 100.000 TL’nin üzerinde olduğu davalıların takiple temerrüde düşürüldükleri gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıların itirazlarının 100.000 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıların 29.11.2005 tarihli sözleşmede kefaletleri bulunmakta, 31.01.2008 tarihli sözleşmede ise kefaletleri bulunmamaktadır. Öte yandan takip talebinde takip dayanağı olarak gösterilen genel kredi taahhütnamesinin hangi tarihli olduğu belirtilmemiştir. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişiden banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak dava konusu kredi alacağının hangi sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklandığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.