YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7822
KARAR NO : 2012/13085
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından 09.07.2007 tarihli ve 32 sayılı Genel Ticari Kredi Sözleşmesi’ni davalının da müteselsil kefil olarak, kredi borçlusu dava dışı …’le imzalandığını, 20.12.2010 tarihinde kredi limitinin arttırılması ile 60.000 TL’ye çıkartıldığını, kredi cari hesabının 29.03.2011 tarihinde kat edildiğini, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kat ihtarından hemen sonra takibe geçtiğini, borcun henüz muaccel olmadığını banka görevlileri hakkında şikayette bulunduklarını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkiline kredi limitinin artırılmasına ilişkin kağıt imzalatılırken, kağıt içeriğinin boş olduğunu, kağıtta yazan miktarın sonradan banka görevlilerince doldurulduğunun savcılık beyanında ifade edildiğini, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı kefil tarafından imzalanan sözleşmeden kefilin sorumlu olacağı miktar, davalının imzası sırasında belirtmediğinden, kefilin bu sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının talep ettiği kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı …, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonucundan sorumludur. 09.07.2007 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde, kredi limitinin 10.000 TL, kefil olunan miktarın 12,500 TL olduğu dosya içeriği ile sabittir. Davalının daha sonra alınan 50,000 TL’lik kredi limiti arttırımı ve bu miktardan haberi olmadığını savcılık beyanında da belirtmiştir.
Hal böyle olunca, davalının ilk Genel ticari kredi Sözleşmesindeki miktardan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu gözetilmeden davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.