YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12611
KARAR NO : 2011/8569
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya tıbbi malzeme sattığını, bu konudaki 02.07.2007 tarihli fatura bedelinin tahsil edilemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalan sözleşmenin 2. maddesinde kulanım süresi dolan stentlerin satıcı firmaya iade edileceğinin ve bedelinin ödenmeyeceğinin hükme bağlandığını, davacının verdiği stentlerin bir kısmının teslim tarihinde son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu, bir kısmınında sonradan süresinin dolduğunu, bu stentleri iade etmek amacıyla davacıya gönderidiklerini, ancak davacının iadeyi kabul etmediğini, davacının dava dilekçesinde günü geçmiş stentleri geri alıp yerine yenisini vermeye hazır olduklarını beyan ettiğini, düzenlenen iade faturası nedeniyle davalının 10.226 TL alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında Konsinye Satış Sözleşmesi bulunduğu, süresi dolan ürünleri satıcıya iade edileceği ve bedelinin ödenmeyeceğinin sözleşmede hüküm altını alındığı, davalının süresi dolan ürünleri davacıya iade ettiği, bu nedenle davacının ücret talebinin yerinde görülmediği, davacının teslim sırasında faturaya barkot eklenmemesi ve seri numarasına yer vermemesi nedeniyle ürünlerin hangi faturaya dahil olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, bu durumun davacının kusurundan kaynaklandığı, davacının kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunamayacağı gerekçeleriyle davanın, davacının kötüniyetle hareket ettiği sabit olmadığı gerekçesiyle de davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası istemine ilişkin olup davacı, davanın temeline oluşturan ilamsız icra takibinde 02.07.2007 tarih ve 000962 no’lu faturaya dayanmıştır. davalı ise fatura kapsamında kendisine teslim edilen malların son kullanım tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle davacıya iade edildiğini savunmuştur. Öte yandan davalı tek taraflı olarak düzenlediği 04.09.2007 tarihli tutanakta iade ettiğini savunduğu malların dökümünü yapmış ve bunların 21.8.2006 tarih ve 18159 sayılı fatura kapsamındaki mallar olduğunu tutanak kapsamında belirtilmiştir. Davacı ise kendisine herhangi bir mal iadesi yapılmadığını belirtmiş ve ayrıca bu tutanağın 21.8.2006 tarihli faturayla ilgili olmadığını açıklamıştır.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu icra takibine dayanak yapılan 02.07.2007 tarihli fatura kapsamındaki malların son kullanma tarihleri geçmiş ürünler olup olmadığının tespiti ve son kullanma tarihleri geçmiş ise davalı tarafından davacıya iade edilip edilmediği, davalı tarafından iadenin kanıtlanması halinde ise taraflar arasındaki hesaptan mahsubu gerekip gerekmediği ve ayrıca davalı tarafça düzenlenen 04.09.2007 tarihli tutanak kapsamındaki malların dava konusu icra takibine dayanak yapılan faturaya mı yoksa 21.8.2006 tarihli faturaya mı ilişkin olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmasına rağmen dava konusu fatura kapsamındaki ürünlerin son kullanım tarihlerinin geçip geçmediği hususları incelenmediği gibi davacıya iade konusundaki davalı delillerinin ve yerel mahkemenin bu konudaki gerekçesinin dayanaklarının karar yerinde gösterilmediği anlaşılmıştır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağından mahkemece dava konusu ürünlerin son kullanım tarihlerinin geçip geçmediği hususu üzerinde yeterli araştırma ve inceleme yapılarak davalının iade ettiğini savunduğu ürünlerin hangileri olduğu belirlenip iade hususu da ispat ettirilerek gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.