Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13487 E. 2013/3086 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13487
KARAR NO : 2013/3086
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

Davacı …. Temlikalan: … AŞ. vek. Av. … ile davalılar 1) … 2) … 3) … vek. Av. … aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 02.12.2011 gün ve 332-469 sayılı hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı … ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da kefil olarak imza attıklarını, borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borç ödenmeyince davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların yetkiye ve borca kısmi itirazları ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davalı … borcun bir kısmını ödeyemese de dönem faizlerinin tamamını ödediğini, buna rağmen ödenen faizler hiç ödenmemiş gibi asıl alacağa eklenerek yeniden ve ayrıca faiz talebinde bulunulduğunu, birleşik faizin yasal olmadığını, %80 oranında yıllık faiz oranının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunan bilirkişi raporuna göre davalı …’nin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığı yönündeki itirazının haklı olmadığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın asıl alacağının 54.976,67 TL olduğu, davalıların asıl alacağın 40.000,00 TL’lik kısmına itiraz etmedikleri dikkate alındığında davalıların itirazlarının kısmen iptaline karar vermek gerektiği, %80 temerüt faizi oranının yasa ve sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir. Davacı vekilince temyize konu edilen miktarın davalı … hakkında verilen karar yönünden 543,45 TL , davalı … hakkında verilen karar yönünden 928,28 TL ve davalı … hakkında verilen karar yönünden 1.184,84 TL olması nedeniyle 02.12.2011 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir
2-Davalılar vekilinin katılmalı temyiz isteminin , davacı tarafın temyiz istemine bağlı olduğu ve davacı vekilinin temyiz istemi reddedildiği için davalılar vekilinin temyiz isteminin de reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin katılmalı temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.