YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6367
KARAR NO : 2012/14309
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının borçlusu olduğu 13.250.00 TL’lik bonoyu vadesinde ödememesi üzerine sehven bono ile 3.250.00 TL yönünden kambiyo senedine mahsus yol ile icra takibi yapıldığını, davalının bononun asıl miktarından takip yapılmadığını görünce ödemeyi yapıp, bono aslını icra müdürlüğünden aldığını, hata yapıldığının davalıya bildirilmesine rağmen bononun bakiye bedelini ödemediğini, bakiye bedelin tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,13.250.00 TL bedelli bononun 3.250.00 TL olarak icraya konulmasının maddi hata olduğunun kabul edilemeyeceğini, bono metninde bedelin rakam ve yazı ile belirtilmiş olduğunu, davacının bono bedelinin 10.000.00 TL’sini haricen aldıktan sonra kalan 3.250.00 TL’si için icra takibi yapıldığını, borcu kabul beyanında da bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Borçlar Kanunu’nun 88/son maddesinde “senet borçluya iade edildikten borç sakıt olmuş sayılıp” şeklinde karine bulunduğu, somut olayda davalı borçlunun bononun dava konusu bölümünü haricen ödediği, bu nedenle de bononun kısmen takibe konulduğu, takibe konulan bölümünü de ödeyip senedi icra müdürlüğünden aldığını savunduğu halde, senedin kısmi ödeme üzerine davalı eline geçtiği hususunun sabit bulunduğu, davalının ilk takipten önce bononun dava ve takip yapılan kısmını davacı – alacaklıya haricen ödediğini yazılı belge ile kanıtlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu bono, 13.250.00 TL tutarlı (rakamı ve yazı ile aynı tutar yazılarak) olarak düzenlenmiş, alacaklı – davacı yan bonoya dayalı olarak 3.250.00 TL asıl alacak istemi ile borçlu – davalı aleyhine 03.11.2010 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başlamış, mahkemeye müracaatla da 3.250.00 TL için ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, borçlu – davalının icra takip dosyasından talep olunan bedeli 11.11.2010 tarihinde icra dosyasına yatırması üzerine de icra dosyasındaki bono davalıya iade edilmiş, bunlardan sonra davacı – alacaklı bu kerre işbu davaya konu icra dosyası ile aynı bonodan kaynaklı olarak bakiye 10.000.00 TL alacaklı olduğunu belirtip, davalı aleyhine ilamsız takibe başlamıştır.
Borçlar Kanunu’nun 88. maddesinin son cümlesine göre, kural olarak, belge borçluya geri verildiğinde borç sakıt olmuş sayılır. Diğer bir deyimle borç belgesinin borçluya geri verilmesi borcun ödendiğinin karinesi sayılır. Bu durumda; davacının ilk takibinde ve ihtiyati haciz isteminde 3.250.00 TL için istemde bulunduğu, bononun davalı elinde bulunmasının ifanın karinesi olduğu dikkate alınarak davacının bonodan dolayı bakiye bir alacağı bulunduğunu kanıtlaması gerektiği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yanılgılı şekilde karar verilmiş olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.