Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7813 E. 2012/13303 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7813
KARAR NO : 2012/13303
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davalı … Tic.Koll.Şti.nin lehdarı bulunduğu davacının keşideci olduğu 28.05.1994 tanzim 07.03.2007 vadeli 5.450 TL.lik bonoya istinaden, davalı lehdar 24.11.2009 tarihinde davacı hakkında icra takibi yapmıştır.
Davacı vekili, yıllar önce davalıdan zirai ilaçlar aldığını, ilaçları getiren davalının hasat zamanı parasını tahsil için müvekkilinden imzalar aldığını, 1994-1995 yıllarında davalıya olan borcun tamamen ödendiğini ve o tarihten sonra da başka bir firmadan ilacı almaya başladığını, müvekkilinin hileye düşürüldüğünün icra takibi ile anlaşıldığını, bir çiftçinin yıllık ilaç parasının 400.00 TL.olduğunu, 1994 yılı için 5.450 TL.ilaç parası olamayacağını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, imzanın davacıya ait bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalının muvafakat etmemesine rağmen davacı tanıkları dinlenmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının tanıklarının dinlendiği, davalıya çıkartılan ihtarlı davetiyeye rağmen davalının bonoya konu alışveriş ile ilgili belgeleri ibraz edemediği, 1994 yılındaki alışveriş için 2007 vadeli bono alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 3-4 dönüm bahçesi olan davacının 1994 yılı 5.450 TL.lik ilaç kullanmasının da mümkün olmadığı, davalının davacıdan aldığı imzalı boş bonoyu doldurduğu konusunda vicdani kanaat hasıl olduğundan davanın kabulüne, davacının dava konusu bono ve takip ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda ispat külfeti davacıda olup, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Buna rağmen müeyyidesi de belirtilmeden davalıya muhtıra çıkartılarak davalının defter ve belgeleri ibraz etmediği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.