Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9143 E. 2011/12226 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9143
KARAR NO : 2011/12226
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın HUMK’nun 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi, … 5.İcra Müdürlüğünün 2010/10547 sayılı takip dosyasından, borçluya kiraladığı işyerindeki kendisine ait demirbaşların haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı meddeleri gereğince istihkak davasının kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, HUMK’nun 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
HUMK’nun 409/1 maddesinde “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” denilmektedir.
Mahkemece 12.10.2011 tarihli oturumda her iki tarafın da gelmediği ve mazeret de bildirilmediği gerekçesiyle dosya işlemden kaldırılmış ve üç aylık yasal süre sonunda yenilenme-
diğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Anılan yasa maddesinin uygulanması için taraflara duruşma gününün usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, duruşma gününü bildiren davetiye davacı 3.kişiye dava dilekçesinde belirttiği adresine çıkartılan tebligat, muhatabın çarşıda olması nedeniyle muhtarın bırakıldığı ve kapısına yapıştırılarak komşusu … …’e haber verildiği belirtilerek muhtarın imzası alınıp ancak komşu imzası alınmadan Tebligat Kanunun 21.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adresinde bulunmayan şahıslara tebligatın ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanunun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinde açıklanmıştır. Tebligat Kanununun 21.maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de oldukça en yakın komşularından birine bildirir, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinin 1.fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden ve yahut zabıta veya memurlarından soruşturarak, vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir.
Bu yön Tebligat Kanununun 23 ve Tüzüğünün 33.maddelerinden de ayrıca vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacıya yapılan tebligatın bu kurallara uygun bulunmadığı açıktır. Zira tüzükte belirtilen kimselerden gerekli soruşturmanın yapılıp yapılmadığı hususu tebliğ mazbatasında adı geçen komşusu … …’in imzası bulunmaması nedeniyle onamasız kalmış, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat bulunmadığı belgelenmemiş, memurca yazılan beyan, onun mücerret sözünden ibaret kalmıştır.
Bu durumda, davacı 3.kişi vekiline usulüne uygun olarak duruşma gününün bildirildiğinden söz edilmeyeceğinden mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması ve sonucunda açıl-
mamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır,
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.