YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7948
KARAR NO : 2011/2067
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 12.11.2009
No : 124/1259
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen karar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 3.5.2010 günlü yazısı ile kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilmiş olup, Cumhuriyet Başsavcılığınca da temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkili hamil olduğu, çekin süresi içinde davalı muhatap bankaya ibraz edilip, karşılığının olmaması üzerine durumun çek arkasına şerh edildiğini, ancak davalı bankanın 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca ödemekle yükümlü olduğu bedelin ödemediğini, bu nedenle girişilen takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, alacağın BK’nun 125.maddesi uyarınca (10) yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, çekin aslının davalı bankaya ibraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili bankaya hiç ibraz edilmediğini, davacı müvekkilinin 19.11.2008 tarihinde müvekkili bankanın Levent Çarşı şubesine verdiği dilekçede çek bedelinin niçin ödenmediği hususunda bilgi istediği, oysa bu müracaatın çekin ibrazı anlamına gelmediği, müvekkili bankanın sorumluluğunun doğması için 3167 sayılı Kanun’un 5.maddesi uyarınca çek aslının bankaya ibraz edilmesi gerektiğini, somut olayda bu hususun gerçekleşmediğini, çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra,takibe konulduğunu öne sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, TTK’nun 726.maddesi uyarınca çekin ibraz müddeti itibari ile (6) aylık süre içinde davalı bankaya ibraz edilmediği, takibe itirazda da zamanaşımı süresinin dolduğu hususunun belirtildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 3.5.2010 günlü yazısı ile hükmün kanun yararına bozulması talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2010 gün 2010/113801 sayılı yazısı ile zamanaşımı süresinin (10) yıl olduğu gerekçesi ile hükmün HUMK’nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep olunmuştur.
3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamilinin Korunması Hakkındaki Kanun” 10.maddesi uyarınca muhatap bankanın her bir çek yaprağı için sorumlu olduğu tutar için zamanaşımı süresi (10) yıldır. Oysaki mahkemece TTK-726.maddesi uyarınca bu sürenin (6) ay olarak kabulü ile davanın bu nedenle reddi doğru değil ise de, dava ve takip konusu çeklerin takas odası aracılığı ile ibraz edildiği anlaşılmaktadır. 3167 sayılı Kanunun 6/son maddesi “Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için 10.madde de belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz…”hükmüne haizdir. Bu durumda davalı bankanın somut olayda ödeme yükümlülüğü bulunmadığından mahkeme karar sonucu itibari ile doğru olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazının REDDİNE, 17.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.