YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7415
KARAR NO : 2012/14181
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalının bonoya dayalı olarak müvekkili ile oğlu … aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine giriştiğini, bonoda müvekkiline ait imza bulunmadığı için Sapanca İcra Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, ancak müvekkili … yönünden davanın takipsiz bırakılması nedeniyle düştüğünü, diğer davacı … bakımından devam eden davada imza incelemesi yapıldığını ve senet üzerindeki iki imzanın da …’e ait olduğunun saptandığını, hal böyle olunca müvekkilinin senette imzası olmadığı için borcunun da bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasından dolayı 18.931,13 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin fatura irsaliye ve ticari defterlerle sabit olduğunu, bu ilişkinin sona erdiğini ispat külfetinin davacı/borçlu …’de bulunduğunu belirterek, menfi tespit davasının reddi ile karşı dava olarak 8.000 TL’nin 06.10.2007 tarihinden işleyecek ticari faizi ile beraber davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde kesinleşen İcra Mahkemesi kararı ile icra takibinin dayanağı bonoda davacının imzasının bulunmadığı anlaşıldığından menfi tespit davasının kabulüne, davacının icra takip dosyası nedeniyle 18.931,13 TL’lik borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, 8.000 TL asıl alacağın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili 20.11.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, karşı dava yolu ile alacak talebinde bulunmuş, davacı vekili son duruşmada süresinde açılmayan, harcı da yatırılmayan karşı davanın reddini istemiştir.
Karşı dava talebi yönünden mahkemece olumlu-olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.