Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13703 E. 2011/7382 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13703
KARAR NO : 2011/7382
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili , tarafların kardeş olduğunu, davalının dört ya da beş yıl önce iştirak halinde malik oldukları tarlalarına “Sulama Birliği zarar verecek ve tarlalarımızı elimizden alacak,Sulama Birliğini mahkemeye vermemiz gerekir” diye müvekkilinden tarih,miktar ve diğer yazıları olmayan boş bonoyu imzalamaları gerektiğini belirterek müvekkiline boş bonoyu imzalattığını,daha sonra bu bonoyu doldurup takibe koyduğunu,tarafların sulh edilmeye çalışılması üzerine mahkemeye başvurmakta gecikildiğini belirterek müvekkilinin bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , müvekkilinin İşviçre’de çalıştığını,bu süre zarfında çeşitli tasarruflar edindiğini,davacının kendisine bir iş yeri açmak istediğini,bu nedenle müvekkilinden yardım istediğini,müvekkilinin davalıya birçok kereler para yardımında bulunduğunu,davalının durumu iyileşince müvekkilinin ödünç verdiği bu paraların iadesini istediğini,davacının müvekkilini oyaladığını,bunun üzerine aralarında anlaşarak borç ve alacak miktarı belirlenip senet düzenlenip müvekkiline verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller doğrultusunda tarafların kardeş oldukları,HUMK’un 290.maddesi gereğince senede bağlı olan her çeşit iddianın senetle ispatının zorunlu olduğu,HUMK’un 293.maddesinin 1.fıkrasında kardeşler arasındaki muamelelerde tanık dinlenebileceği hükmünün düzenlendiği,ancak davada taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Nazilli 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/1908 sayılı takip dosyasına konu edilen bonoya dayandırdıklarını, tarafların kardeş olmaları nedeniyle HUMK 293.maddesi gereğince tanık dinlenebilir ise de taraflar aralarındaki hukuki ilişkiyi senede bağladıklarından ve davalı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmediğinden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının dosyaya yazılı delil ibraz etmediği ve davacı vekilinin yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın reddedilmesi ve davalının da kendisini bir avukatla temsil ettirmesi nedeniyle davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmedilmesi gereken nispi avukatlık ücretinin eksik olarak hesaplanması bozmayı gerektirse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’ nun 437/8 maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 5.fıkrasındaki “…Davalı davasını vekille takip ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/1 maddesi gereğince hesaplanıp takdir edilen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak,davalıya ödenmesine…” cümlesinin karardan çıkarılarak yerine “…Davalı davasını vekille takip ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/1 maddesi gereğince hesaplanıp takdir edilen 8.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak,davalıya ödenmesine…” eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.