Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2003 E. 2013/6687 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2003
KARAR NO : 2013/6687
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı tarafından İzmir 16. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14547 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibindeki 25.11.2008 tarihli haciz tutanağında belirtildiği üzere … plakalı aracın haczedilerek müvekkiline ait yediemin deposuna bırakıldığını, İzmir 16. İcra Müdürlüğünce yediemin ücretinin ödenmesi için gönderilen muhtıranın 20.06.2011 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalının yediemin ücretini ödememesi üzerine, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2419 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile yediemin ücretinin 25.11.2008 tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından yapılan icra takibi nedeniyle takip borçlusu olan kişiye ait … plakalı aracın haczedildiğini ve 25.11.2008 tarihinde davacı şirketin deposuna bırakıldığını, bir yıl içinde İİK’nun 106. maddesine göre satış istenilmediği için haczin düştüğünü, dolayısıyla kendilerinin araç üzerinde hacizlerinin kalmadığını, bu durumda davacının Adalet Bakanlığı’nın Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallara ilişkin yönetmeliği gereğince, altı ayda satışı istenmeyen menkulle ilgili icra mahkemesinden karar almak suretiyle kendi alacağı için satışını isteyebileceğini, satış neticesinde artan bir miktar kaldığında muhtıra ile bildirim yapılacağının düzenlendiğini, davacının menkulü belirtilen şekillerde satmak yerine doğrudan müvekkili hakkında takip yapmasında hukuki yararının olmadığını belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının İzmir 16. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14547 esas sayılı dosyasında İİK’nun 88. maddesi gereği 21.06.2011 tarihinde icra müdürlüğüne başvurduğu, icra müdürlüğünce depo ücretinden sorumlu olan dava dışı takip borçlusu …’a 20.06.2011 tarihinde çıkartılan muhtıra 03.10.2011 tarihinde …’a tebliğ edildiği, ancak malın muhtıra gereğince borçlu tarafından teslim alınmaması sebebiyle icra müdürlüğünce satış işlemlerinin yapılması için icra mahkemesi hakimliğinden gerekli izin alınıp satış işlemlerine başlanması gerekirken, bu yöne gidilmeyerek İİK 88. maddesindeki prosedürün eksik bırakıldığı ve davacının davalı hakkında icra takibi yaptığı, oysa, depo ücretinden sorumlu olanın hacizli malın takip borçlusu olan dava dışı … olduğu, hal böyle olunca, davalı tarafın davalı olma sıfatı (pasif husumet) olmadığı gibi, 6100 sayılı HMK’nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olan hukuki yararın da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.