YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/995
KARAR NO : 2012/6909
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 20/01/2004 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı-borçluya karşı başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin takipte tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde zamanaşımı nedeniyle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, haksız açılan davanın zamanaşımı yönünden reddiyle %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; TTK’nın 661/1. maddesi uyarınca takip konusu bonoda vade tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu gerekçesiyle davacının itirazın iptali talebinin reddine, davacının kötü niyetle icra takibi başlattığı hususu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca ilamsız icra takibine konu bono alacağına davalı tarafça söz konusu bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dosyasına göre; takip tarihi 12.01.2011 tarihi itibariyle 20.01.2004 vade tarihli bonoda TTK’nın 661/1 maddesi gereğince 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Bununla birlikte zamanaşımına uğramış olan bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceğinden davacı aradaki temel ilişkinin niteliğine göre Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca belirlenecek zamanaşımı süresi içinde dava açabilir ve bu davada alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen yanılgılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin kötü niyet tazminatı istemine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.