Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8139 E. 2011/12410 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8139
KARAR NO : 2011/12410
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/10042 sayılı Takip dosyasında ipotek kapsamındaki taşınmazın satışı ile ilgili yapılan kıymet takdir işlemi sırasında satışa esas olmak üzere değeri belirlenen asfalt plent tesisi ile araç, makine ve ekipmanlarının üçüncü kişiye ait olduğunu, bu yerin dava ve takip dışı…Yol Yapım San. Ltd. Şti.nden 5 yıllığına kiralanmış arazi üzerinde davacı tarafından kurulduğunu, mahcuzların davacıya ait olduğuna dair faturaların ve demirbaş kaydının bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu asfalt plentin üzerinde bulunduğu taşınmaz ile birlikte ipotek kapsamında kaldığını, üçüncü kişinin dayandığı kira sözleşmesinde asfalt plentin kuruluşundan bahsedildiğini, ancak mülkiyetin davacıya ait olduğu yönünde bir bilginin yer almadığını, sunulan faturaların ise istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını, haczin yapılmasında alacaklının kötü niyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davalı alacaklı vekilinin haczin yapıldığı yerdeki taşınmazı üzerindeki bina ve makineler ile birlikte ipotek ettirdiğini savunduğu, ancak buna dair belge sunamadığı, öte yandan ipotekle ilgili resmi senette fabrikanın makineleri, alet ve edevatları ile sökülüp takılabilen tüm aksamının tapu kütüğünün beyanlar sütununda kayıtlı olması halinde ipoteğe dâhil olacağı şartının getirildiği, mahcuzun tapu kaydının beyanlar hanesinde yer almadığı, haczin yasal olmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu 22.03.2010 günlü kıymet takdir işlemi takip borçlusuna ait taşınmaz üzerinde alacaklı lehine tesis edilen ipotek kapsamında yapılmıştır. Davacı taraf ipotek kapsamına girmediği halde kendileri tarafından inşa edilen asfalt plenti ile ekipmanlarının ve aynı taşınmaz üzerinde görülen iş makinelerinin satışa dâhil edildiğini, haciz adresindeki faaliyetinin eski malik (borçlu şirket) ile yapılan noter onaylı kira sözleşmesinden kaynaklandığını, tesisin yapımına ilişkin tüm malzemelerin fatura ile araçların ise noter satış sözleşmesi ile satın alındığını iddia etmektedir. Buna ilişkin olarak da fatura, kira sözleşmesi, satış sözleşmesi, vb. delillere dayanmaktadır.
Bununla birlikte dosya içindeki tanık anlatımlarına göre dava konusu tesisin yargılama aşamasında başka bir şirkete devredilmiş olması ihtimali bulunmaktadır. Bu durumun içeriği ve gerçekliği ise davacının taraf sıfatını ortadan kaldırabilecek mahiyettedir ve öncelikle ele alınıp belirlenmesi gerekir.
Diğer yandan Mahkemece dava konusu tesise ilişkin sunulan faturalarla hak ediş raporlarının tarafların ticari kayıtlarında yer alıp almadığı, mülkiyetinin kime ait olduğu, kira sözleşmesinin yeni malik döneminde geçerliliğini koruyup korumadığı, sözleşme bitiminde tesisin mülkiyetinin kimde kalacağı, üzerinde bulunduğu arzın bütünleyici parçasına dönüşüp dönüşmediği, yine sunulan noter satış sözleşmelerinin ve ruhsat kayıtlarının kıymet takdiri yapılan dava konusu iş makinelerine uyup uymadığı konuları keşif ve bilirkişi incelemesi ile yeterince ve yöntemince araştırılıp değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.