YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6548
KARAR NO : 2012/6905
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2006/4363 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına haciz konulan … plaka sayılı aracın 22.10.2008’de noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, satışın alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını üçüncü kişinin aynı köyde yaşaması nedeni ile borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek durumda olduğunu, ayrıca satış bedelini ödeme gücünün bulunmadığını ve buna ilişkin bedelin ödendiğine yönelik belge de sunulmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava konusu uyuşmazlık, üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayalı olarak İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak iddiası” niteliğindedir.
Hacizden doğan istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartıdır.
Somut olayda alacaklı vekili 13.10.2010’da dava konusu aracın kaydına haciz konulmasını istemiş, İcra Müdürlüğü tarafından bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden “haciz eklendi” ibaresinin yazılması ile yetinildiği, aracın trafik kaydında davalı alacaklının tarafı olduğu takip dosyasından konulmuş haciz şerhinin bulunmadığı görülmüştür.
Mahkemece dava tarihi itibarı ile geçerli bir haczin bulunup bulunmadığı araştırılıp, değerlendirilmeden işin esasına yönelik karar veriliştir.
Oysaki dava tarihi itibarı ile geçerli bir haciz yoksa dava şartı bulunmadığından davanın reddine, haciz olmakla birlikte yargılama aşamasında kaldırılmışsa dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekecektir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ : Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.