YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5407
KARAR NO : 2012/7056
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi, İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2006/17550 sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin kendisine ait olduğu, borçlu ağabeyi ile görüşmediğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun kardeş olduklarını mahcuzlara müştereken zilyet bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adresten farklı bir adreste yapıldığı, haciz adresinde 3. kişinin faaliyet gösterdiği, dava konusu makinanın dava dışı kişiden 8.2.2008 tarihinde satın alındığı, davacı ve borçlunun kardeş olmalarının mahcuzun borçluya ait olduğunu göstermeyeceği, borçlunun haciz sırasında hazır bulunmadığı, mahcuzların davacıya ait olmadığının davalı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamakla birlikte haciz adresinin üst katında bulunan
kahvehaneden borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiğinin öğrenilmesi üzerine daha önceki hacizlerde de hazır bulunan borçlunun kardeşi Bilal Karayanız’ın huzuruyla gerçekleştirilmiştir. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi ile borçlu kardeştir. Davacının dayandığı adi nitelikli satış sözleşmesi de borcun doğumundan sonraki tarihli olup tek başına karine aksini ispata yeterli olmadığı gibi borcun doğumundan sonra düzenlenmiş kira sözleşmesi ve vergi kaydıda yeterli değildir. Karine aksi davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.