Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5754 E. 2011/1517 K. 09.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5754
KARAR NO : 2011/1517
KARAR TARİHİ : 09.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : .9.9.2009
No : 425/292
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten alacağı mallara karşılık 15.04.2003 keşide tarihli 14.000.000.000 TL’lik, 05.04.2003 keşide tarihli 5.000.000.000 TL’lik ve 28.04.2003 keşide tarihli 7.000.000.000 TL’lik çekleri keşide edip davalıya verdiğini, davalının aldığı çeklere karşılık malları teslim etmediğini ileri sürerek, çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin kayıtsız şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğini, davacının çeklerin satım sözleşmesi nedeniyle verildiğini ancak satım sözleşmesine konu malların teslim edilmediği iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller, alınan 14.04.2007 ve 25.06.2008 tarihli bilirkişi raporları doğrultusunda davacının dava dışı Gün Kağıt Temizlik Malzemeleri Züccaciye Tic. Ve San. Ltd. Şti. İle … Kağıt Ürünleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına borç taahhüdü altına girdiğini kanıtlayamadığı, davalı vekilinin 12.11.2007 tarihli dilekçesindeki açıklamalara göre davaya konu çeklerin davalının davacıya sattığı temizlik maddelerinin bedeline karşılık verildiğinin belirtildiği, buna göre davacının dava dışı … Ltd. Şti.’nin borcuna karşılık davaya konu çekleri verdiğinin ispat külfetinin davalı taraf üzerinde olduğu, davalının yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
BK.’nun 182/2.maddesi uyarınca asıl olan peşin satıştır ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ifa edileceği konusunda yasal karine mevcuttur. Yine kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Davacı vekili 20.12.2005 tarihli dilekçesinde davalı tarafın ticari defterlerine dayandıklarını belirtmiş, 24.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu çeklerin davalı tarafın ticari defterlerinde karşılıksız çek olarak kayıtlı olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda mahkemece, belirtilen ilkeler karşısında yasal karinenin aksini iddia eden ve dava konusu çeklerin ileride teslimi kararlaştırılan mallara karşılık avans olarak verildiğini ileri süren davacının kendisine mal teslim edilmediği, bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüğü olduğu, kambiyo senedine karşı ileri sürülen her türlü iddianın HUMK.’nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması gerektiği hususu gözetilmeden ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.