YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3742
KARAR NO : 2011/13700
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … şirketinden, diğer davalının ithalatçı ve teknik servisi olduğu 3 adet cep telefonunu şirketçe kullanılmak üzere satın aldığını, telefonlardan birinin 6 ay sonra arızalandığını, müvekkilinin arızanın giderilmesi için telefonu davalı KVK Şirketinin Bakırköy şubesine teslim ettiğini ve 150 TL. ödediğini, cihazı teslim aldıktan sonra cihaza veri yüklenmediği, bu arızanın da garanti kapsamında olmadığı söylenerek arızanın giderilmesi için 800 TL. tamir bedeli istendiğini, bu bedeli kabul etmeyince telefonun müvekkiline iade edildiğini belirterek telefon bedeli 1325 TL. ile 150 TL. tamir ücreti olmak üzere toplam 1475 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … şirketi, davacının satılan malın ayıplı olduğu itirazını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının malın ayıplı olduğu ve bu ayıptan da davalıların sorumlu olduğunu ispatlayamadığı, TTK. 20/3 ve BK. 207 maddesindeki şartların oluşmadığı, davacının kendi rızası ile arızanın giderilmesi ücretini ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirket tarafından satın alınan ve ayıplı çıktığı iddia olunan cep telefonunun tamir ücretiyle bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Açıklanan bu iddia gözetildiğinde mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman teknik bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile dava konusu telefondaki ayıbın imalat hatasından mı, yoksa kullanımdan mı kaynaklandığının tespiti ile varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir. Nitekim mahkemecede, bu konuda uzmanlık alanı tam belli olmayan bilirkişi … Tekin’den asıl ve ek raporlar alınmış ise de, alınan bu raporlar yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine de imkan verecek nitelikte değildir.
Hal böyle olunca mahkemece davacı yanın anılan raporlara itirazı da gözetilerek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.