YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8697
KARAR NO : 2012/14335
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili ; müvekkili şirketin alacaklı olduğu … A.Ş’den çekler aldığını,bu çeklerin bir kısmının müvekkili şirket tarafından muhatap bankaya ibraz edilmekle, karşılığı bulunmadığının ve kısmi ödemenin de yapılamayacağının beyan edildiğini, ayrıca çeklerin arkasına bu durumun şerh edilmesi talebinin de reddedildiğini, daha sonra vekil aracılığıyla vadesi gelmiş olan 24 adet çekin muhatap banka şubesine süresinde ibraz edildiğini, bu çekler için banka tarafından 31.01.2008 tarihli “çeklerde keşidecinin imzası kayıtlarımızdaki imza sirkülerine uygun olmadığı” şeklinde yazı verildiğini, diğer 99 adet çek için de aynı işlem yapıldığını, bunun üzerine ihtarname keşide edilerek bankanın sorumlu olduğu tutarın talep edildiğini, davalı bankaca herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline borçlu hakkında %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili banka ile kredi ilişkisine giren ve sözleşme gereği kendisine çek karnesi verilen dava dışı Biolet Et San. ve Tic. A.Ş’nin kullandırılan kredilere ait geri ödemelerinde aksamalar olması sebebiyle kredi hesabının kat edilerek yasal takibe geçildiğini,çek yapraklarından 123 adet çek yaprağını davacı şirket ile ortak hareketle, müvekkili bankanın yasa gereği sorumlu olduğu miktar olan 410,00-TL tutarlarında doldurarak davacı şirket lehine keşide ettiğini ve bu şekilde yasalara aykırı hareket ederek haksız menfaat temini maksadı ile söz konusu çekleri müvekkili bankaya ibraz ettiğini,kaldı ki çekler bankaya ibraz edildiğinde çeklerde bulunan imzaların kayıtlarda yer alan imza sirkülerine uygun olmadığı tespit edilerek işlem yapılmadan iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; TTK.713. maddesine göre muhatap bankanın keşideci imzasının geçerliliğini inceleme yükümlülüğü altında olduğu, TTK. 724.maddesine göre sahte veya tahrip edilmiş çeki ödeyen bankanın zarardan sorumlu olduğu,bilirkişi raporunda davalı bankada bulunan imza sirküleri ile bankaya ibraz edilen çek asıllarındaki keşideci imzalarının ilk bakışta farklı olduklarının belirtildiği, bankanın imzanın sahteliği konusunda tereddüte düşmüş olmasından dolayı çek bedelini ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar ilgili icra dosyasında ödeme emrine itirazın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmamakta ise de, davacı 27.08.2008 tarihinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne itirazın kaldırılması davası açmıştır, dolayısıyla o tarih itibariyle itirazdan haberdar olduğunun kabul edilmesi gerekir. İş bu dava ise 11.09.2009 tarihinde yani 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmıştır. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.