YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4784
KARAR NO : 2011/15080
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından alınan ihtiyati haciz kararı ile icra takibine girişilip, müvekkilinin işyerine hacze gelindiğini, işyerindeki malları kaldırmakla tehdit edilerek müvekkilinin borcu kabul etmesi sağlanarak, taahhütname alındığını, müvekkilinin haciz esnasında alacaklı avukatından çeki görmek istemesine rağmen kendisine gösterilmediğini, icra müdürlüğünden gelen ödeme emri ile gönderilen çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının görüldüğünü, 12.06.2009 tarihinde alacaklının kötüniyetli olarak müvekkilinin iş yerine gelip, cebri icra tehdidi altında 1.000 TL. Aldığını ve bir taahhütname imzalatıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve ödenen 1.000 TL’nin istirdadına, ayrıca davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıya satılan mal karşılığında davacının, davaya konu çeki ciro edilmiş olarak müvekkili şirkete gönderdiğini, borçlunun iş yerinde yapılan haciz sırasında borcu kabul edip,borcun taksitlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardığını ve takibin kesinleşmesi yönündeki tüm yasal sürelerden feragat ettiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının icra aşamasında borcu kabul ettiği, yapılan takibe itirazda bulunmadığı, imzaya itiraz konusunda İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı başvurunun red ile sonuçlandığı, takibin kesinleştiği ve süresinde itirazlarda bulunmadığı ve bu sürelerden feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı davacının borcu kabul beyanı ihtiyati haciz kararının infazı nedeniyle yapılan ilk haciz sırasında gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz sırasında verilen beyanların manevi cebir altında gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden, mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı degerlendirmeler ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.