Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1971 E. 2012/6996 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1971
KARAR NO : 2012/6996
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından tavzih isteminde bulunulması üzerine ek karar ile hüküm tavzih edilmiş, tavzih kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Yalova 1.İcra Müdürlüğünün 2009/3373 sayılı takip dosyasından, davalı alacaklı tarafından haczedilen mallar üzerinde, TMK’nun 950 ve İİK’nun 23.maddesi gereğince, davacı şirket lehine hapis hakkından doğan rehin hakkı bulunduğundan, 08.05.2009 tarihli haczin rehin hakkı ile yükümlü olarak yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı ve borçlu vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı ve borçlu vekilleri tarafından temyiz edilmiş ise de borçlu vekilinin bilahare temyiz isteminden feragat etmesi nedeniyle, davalı alacaklı vekilinin ise temyiz harcını yatırmadığından bahisle temyiz dilekçeleri 27.10.2011 tarihli ek karar ile red edilmiş, bu Ek karar taraflara tebliğ edilmiş ancak temyiz edilmemiştir. Bu aşamalardan sonra davacı 3.kişi vekili 19.10.2010 tarihli kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin bölümün “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline “olarak tavzih edilmesini talep etmiş ve mahkemece tavzih talebi kabul edilerek 12.12.2011 tarihinde karar davacı 3.kişi istemi
doğrultusunda tavzih edilmiştir. Tavzih kararı davalı alacaklı vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
HUMK’nun 455 ve devamı (HMK’nun 305 -306)maddelerine göre hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa veya birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, hükmün icrasına kadar kararı veren mahkemeden tavzih edilmesi istenilebilir. Ancak, bu yolla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olayda, davacı 3.kişi vekili 18.05.2009 tarihli dava dilekçesinde lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hüküm belirtilen şekilde oluşturulmuş ancak karardan sonra davacı vekili 09.12.2011 tarihli dilekçe ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere düzeltilmesini istemiştir. Davacının bu isteminin kabulü ile kararın belirtilen şekilde düzeltilmesi, davalılara yüklenen borçların genişletilmesi ve değiştirilmesi niteliğinde olup usul ve yasaya aykırdır.
Öte yandan, bu durum HUMK’nun 74.(HMK’nun 26.) maddesinde ifadesini bulan talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralına da aykırılık teşkil etmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 12.12.2011 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.