YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4487
KARAR NO : 2011/15399
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … isimli şahıstan almış olduğu 7,000 TL. borç karşılığında adı geçene takibe konu bonoyu imzalayıp verdiğini, ancak bonodaki imza dışında bononun diğer unsurlarının müvekkili tarafından doldurulmadığını, özellikle keşide yeri ve keşide tarihinin başka bir kalemle yazılmak suretiyle bonoda açık tahrifat yapıldığını, söz konusu bono bedeli peyderpey ödenmiş olmasına rağmen bedelsiz kalan bononun müvekkiline iade edilmeyip müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek takip konusu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, bedelsiz ve hukuka aykırı olarak takibe konulan bedelin iptaline, kötüniyetli olarak icra takibi başlatan davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesindeki iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, ciro yoluyla icra takibi konusu olan bononun hamili olan müvekkilinin keşideci olan davacı ile lehtar arasındaki ödeme def’inin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; alacaklısı …, borçlusu … olan 07.05.2008 vadeli 7.000,00 TL. bedelli bononun … tarafından …’e ciro edildiği, davacının da borçlu olmadığından bahisle meşru hamil olan …’e menfi tespit davası açtığı, bono alacaklısı ile borçlusu arasında bu delillerin üçüncü bir kişi olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğinden davacının davasının reddi gerektiği, ayrıca 3.kişi olan davalıya davacı tarafından teklif edilen yeminin de davalı tarafından eda edilmesi neticesinde davalının senet bedelinin tahsil edilmediğini bilerek hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın % 40’ı olan 2.800,00 TL. kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.