YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5541
KARAR NO : 2012/15065
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili aleyhine 20.000-TL bedelli bir adet bonoya dayanarak Nazilli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2289 sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalı takip alacaklısına böyle bir borcun olmadığını, … Bankası Karacasu şubesi ile müvekkili arasında 4.500-TL limitli 24 ay vadeli bireysel kredi anlaşması yapıldığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla davalı … ile dava dışı …’ın bu anlaşmaya 6.052,02 TL kefalet limitiyle imza attıklarını, davalı … ile diğer kefil …’ın toplam 4.518,08 TL’yi bankaya ödediklerini, müvekkilinin kefillerin kredi için bankaya ödedikleri borca teminat olması için ve borcunu ödedikten sonra geri almak şartıyla takibe konu 20.000-TL bedelli bonoyu verdiğini, müvekkilinin davalıya güvenerek verdiği bu senedin asıl sebebi olan borcu ödediğini, elinde ödediğine dair yazılı bir belge bulunmadığını, borcunu elden ödediği halde senedi geri alamadığını belirterek davalının diğer kefil ile birlikte ödediği 4.518,08 TL ve bugüne kadar işleyen faizin toplamı kadar kısmın bono miktarı olan 20.000-TL’den mahsup edilerek bakiye kısım yönünden müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı hakkında Nazilli 1. İcra Müdürlüğü’ne 2010/2289 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, borçlunun kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını, davacının icra takibine konu bono nedeniyle davalı olan müvekkiline borcu olduğunu, davacının iddia gibi senedin teminat olarak verilmediğini, müvekkilinin davacının … Bankası Karacasu şubesinden çekmiş olduğu 2007 yılındaki kredi borcunu diğer kefil ile beraber bankaya ödediğini, bankaya kredi taksitlerini ödemesi için ayrıca davacıya elden paralar verdiğini belirterek davanın reddine, davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı Nazilli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2289 sayılı takip dosyasında takibe konu edilen senedin davalının kredi sözleşmesindeki kefilliğinden dolayı teminat olarak verildiğini beyan etmiş ise de, senet metninde teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibarenin olmadığı, takibe ve davaya konu senedin kambiyo senedi olup; davacının senetten dolayı borcu olmadığını veya senedin teminat senedi olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacı tarafın yazılı delille senedin teminat senedi olduğunu ispat edemediği, yemin deliline de başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.