Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8138 E. 2011/2212 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8138
KARAR NO : 2011/2212
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 07.12.2009
No : 542 – 666

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R –
Davacı vekili, hava pilot yarbay rütbesiyle emekli olan müvekkilinin davalı şirkette pilot olarak işe başladığını, davalının 18.000 Euro bedelli bir bono aldığını, davalının uçuş limitleri ve zorunlu dinlenme saatlerine uymadığını, müvekkilinin sözleşmenin 10/a., B.K.’ nun 344 ve İş Kanunu’ nun 24. maddesi uyarınca 10.11.2004 tarihi itibariyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davalının teminat senedini iade etmediğini, davalının müvekkilinden alacağı bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin görevli olduğunu, davacının hizmet akdini feshinin haklı bir nedene dayanmadığını, yasal uçuş sürelerini dahi tamamlamadığını, davacının eğitim aldığını ve eğitim bedelini müvekkilinin ödediğini, senedin eğitim ücreti karşılığı düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre limit fazlası uçuşa rağmen sözleşmeyi feshetmeyen ve çalışmaya devam eden davacının fesihte haklı olduğunun kabul edilemeyeceği, eğitim hizmetini davalının sağladığı davacının eğitim giderinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, 17914 Euro bedelli senetten dolayı davacının davalıya 10.499.86 Euro borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz edilen bu karar Dairemizin 2007/6911 E.,2008/85 K. ve 17.01.2008 T.sayılı kararı ile “…Davacı, davalı şirkette çalışmaya başlamadan önce davacının 20.02.2004 tarihinde Türk Hava Yollarına iş başvurusunda bulunduğu, 22.10.2004 tarihinde iş başvurusunun kabul edildiği, 10.11.2004 tarihinde davalı şirketle olan iş akdini feshettiği, 22.11.2004 tarihinde Türk Hava Yollarında çalışmaya başladığı, 06.12.2004 tarihinde de eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu sözleşme, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup, mevcut uygulamaya davacı uzun süre ses çıkarmamış ise, daha sonra somut olayda olduğu gibi, daha iyi şartlarda bir iş başvurusunun kabul edilmesinden sonra bu hakkın ileri sürülmesi M.K.’ nun 2. maddesinde belirilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz ve hukuken himaye edilemez. Bu durumda mahkemece, objektif iyiniyet kuralları da gözetilmek suretiyle az yukarıda belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bu kez bozma kararımız doğrultusunda MK’nun 2.maddesinde düzenlenen objektif iyiniyet tartışılmış ve somut olayda davacı aleyhine uygulanamayacağı gerekçesiyle eski kararında direnilmiş,hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.Dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu kararın bozma kararından esinlenerek yeni bir hüküm olduğu gerekçesiyle dosyayı Dairemize göndermiştir.
1-Davacı tarafça her ne kadar düzelterek onama istemli temyiz dilekçesi verilmiş ise de bu dilekçenin temyiz defterine kaydedilmediği ve gerekli harç yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece evvelce yazılan gerekçelere ek olarak yeni gerekçeler de yazılmak suretiyle eski kararda direnilmişse de söz konusu karar yerinde değildir.Dairemizin bozma kararında da belirtildiği gibi davacı tarafın davranışları MK’nun 2.maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmayan ve korunması hukuken mümkün olmayan niteliktedir.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’da benzer bir olayda bozma kararımızda belirtilen gerekçe ile yerel Mahkemenin direnme kararını bozmuştur(Yargıtay H.G.K.nun 2008/13-565 E.,2008/583 K. ve 08.10.2008 T.sayılı kararı).Dolayısıyla mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz isteminin reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.