YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4268
KARAR NO : 2013/7460
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; dava dışı … ile dava dışı … T.A.O. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin taraflarca müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takiplerindeki alacağın dava dışı Adil Molla’ya temlik edildiğini, müvekkilinin borcu ödeyerek rücu belgesi aldığını, bu belgeye dayanılarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının temlik alacaklısı tarafından ibra edildiğini savunarak takibe itiraz ettiğini, ancak icra dosyasına beyan edilmeyen ibranın müvekkilini bağlamayacağını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; temlik alacaklısının müvekkilini ibra ettiğine dair bir belge bulunmadığını, temlik alacaklısının haciz kaldırma yazısını müvekkilinin ibraname olarak algıladığını, bu arada davacı aleyhine menfi tespit davası açtıklarını, o davanın bu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacı ile asıl borçlu arasında sözleşmenin akdedildiği sırada bir ortaklık ilişkisi olduğunu, dolayısıyla davacının sorumlu olduğu miktarı ödediğini, davacının asıl borçlu hakkında takip yapmadan kefil olan müvekkili hakkında takip yapmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı vekili temlik alacaklısının müvekkilini ibra ettiğini savunmakta iken daha sonra müvekkilinin temlik alacaklısının haciz kaldırma yazısını ibraname zannettiğini beyan ettiği, ayrıca davalı taraf her ne kadar kredinin davacı ile asıl borçlunun ortaklık ilişkisi için kullanıldığını, davacının sorumlu olduğu miktarı ödediğini savunmuş ise de bu savunmasını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği, davacı asilin söz konusu kredinin ortaklık için çekilmediğine dair yemin ettiği, davacının ödediği borçtan davalının hissesi nispetinde sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.